gluten etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gluten etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2014 Pazar

Glutensiz Yaşam

Gluten nedir ondan bahsederek başlamak istiyorum. Gluten; buğday, arpa, çavdar ve yulafta (yulaf için net bir bilgi olmamakla beraber) bulunan, unlu mamul yapımında hamura elastikiyetini veren, hamurun kabarmasını ve şeklini korumasını sağlayan ve pişmiş üründeki çiğnenebilir kıvamı veren bir proteindir.

Bazı kişilerin sindirim sistemi bu "gluten" isimli proteine tahammül edemez. Bu durum Çölyak hastalığı (celiac disease) olarak adlandırılıyor. Genetik bir hastalık ve yaşamınızın herhangi bir döneminde (çocukluk, ergenlik veya orta yaş) ortaya çıkabiliyor. Tedavisi olmadığından glutensiz diyet uygulanarak yaşanması gerekiyor. Bir tıp/bilim insanı değilim; fakat bu konuda araştırmalar yapan ve toplumsal farkındalığı artırarak bir gün raflarda gıda alerjileri olan kişiler için de çoklu seçenekler görmek isteyen biriyim. Ülkemizde hala çölyak hastalığının ciddiyetinin tam olarak fark edilmediğini düşünüyorum. Çölyak ile Yaşam Derneği bu konuda çok güzel çalışmalar yapıyor. Sizde glutensiz yaşamak zorundaysanız, derneğin internet sitesine göz atmanızı tavsiye ederim.
 

Gluten denilince aklımıza sadece gıda gelmemeli. Kozmetik, saç ürünleri ve diğer dermatolojik ürünlerin hazırlanmasında da kullanılıyor gluten. Hal böyle olunca, özellikle yutulma ihtimali olan ürünleri (şampuan, dudak kremi, ruj vb.) satın alırken mutlaka içeriklerini okumalı, şayet şüphelendiğiniz bir durum varsa firma ile irtibata geçmelisiniz. Aslında bu ürünlerin glutensiz olanlarını tercih edin diyeceğim ama o kadar seçenekli raflarımız henüz yok maalesef. Olan ürünlere de ulaşmak kolay değil, hadi ulaştınız fiyatları çok yüksek. Keşke bu ürünler vergiden muaf olsa. Talep ve farkındalık arttıkça fiyatlar da düşecektir diye umut ediyorum. Aslında bir yandan da ürün ulaşılabilirliğini artırmak için bir şeyler yapmaya gayret ediyorum. İşte bu noktada pastacı kimliğimi devreye sokuyorum. Yakında glutensiz ürün denemelerimi de bloğumda göreceksiniz.

İnanıyorum ki, bu gibi bloglar arttıkça, sosyal ve yazılı medyada daha çok haber paylaşıldıkça, derneklere ve gönüllü yapılan çalışmalara destek verildikçe farkındalık artacak, glutensiz yaşamak zorunda olan dostlarımız için hayat biraz daha kolaylaşacak.


25 Ağustos 2014 Pazartesi

Çoklu gıda alerjisi mi?


Evet, bu terimi ilk duyduğumda çok da şaşırmıştım. Arda (oğlum) 6 aylıktı ve artık ek gıdalara geçebileceğimizi  önermişti doktorumuz. Ve ben de ek gıdaya geçiş serüvenine (hele ki ilk çocuğunuz ise ve başka bir ülkede yaşıyorsanız bu gerçekten bir serüven) endişeli ve heyecanlı bir şekilde başlamaya hazırdım. 

Canımın tatlı çektiği bir akşam gözüm dolaptaki kakaolu fındık ezmesine takıldı ve bir güzel ekmeğimin üzerine sürdüm, yemeye koyuldum. Arda kucağıma gelmek istedi. Tam da bu sırada telefon çaldı ve ben 1-2 dk. telefonla konuşurken Arda fındık ezmesinin tadına çoktan bakmıştı. Yavrum, daha önce hiç tatmadığı için de ağzının etrafında kalanları eliyle sıyırıp bitirmeye çalışıyordu. Aradan 5 dk. bile geçmeden yüzünde sivri sinek ısırığına benzer çok sayıda kızarıklar oluşmaya başladı, ve birden tüm yüzünü sardı. Gözlerinin içi kızardı, halsiz görünüyordu. Çok korkmuştum. Hemen eşimi aradım ve hastaneye gittik (uçtuk da denilebilir). O gece hastanede sabahladık. Sebebi belli olmayan bir şekilde kızarıklık belirtisiyle gittiğimiz için bazı testler yapmak istediler. Arda'nın yediği bir şeye alerjisi olabileceğini söylediler. Eve döndük ve test sonuçları için bekleme süreci başladı. 


2 gün sonra bir telefon geldi ve Arda'nın inek sütüne, yumurtaya ve fındık-ceviz gibi kabuklu ağaç yemişlerine alerjisi vardı. Ve o akşamki ani kızarıkların sebebi kakaolu fındık ezmesiydi (1 çay kaşığının yarısı kadar bile yememişti bu arada). Ek gıdaya geçmeyi planlıyorsam çok dikkatli bir diyet uygulamam gerektiğini, emzirdiğim için de Arda'nın alerjisi olan gıdaları tüketmemem gerektiğini söylüyordu telefondaki ses. Ne? Nasıl? Neden??? Telefonu hiçbir şey diyemeden kapadım. Hayatımda kendimi hiç bu kadar çaresiz hissettiğimi hatırlamıyorum. Korku, endişe, bilinmezlik... Tek yapabildiğim uzun süre ağlamak oldu. Ve aklıma ilk gelen şey ''Arda bu şekilde yaşamaya nasıl alışacak, bu tehlikelerden nasıl kendini koruyabilecek?'' oldu.


Oğlum şimdi 26 aylık ve aslında ilk duyduğumdaki endişelerimin sadece bilmemekle ilgili olduğunu anlıyorum. Yazımın devamında bu süreçte geçtiğimiz aşamaları da paylaşacağım.